16 Mart 2014 Pazar

Kayıp ve Yas Süreci


Merhaba değerli okurlar,

Normalde bu hafta bilişsel çarpıtmaların sonuncusunu paylaşmayı planlıyordum. Fakat son günlerde Türkiye’de olup bitinler fikrimi değiştirdi. Önce Sevgili Berkin’in çocuk yaşta aramızdan ayrılması, sonra da protestolar sırasında yitip giden canlar tüm Türkiye gibi benim de gündemime yerleşti. Berkin ismi dört kelime getiriyor aklıma: 14 yaşında, 16 kilo. Bu kelimeler dönüp duruyor, yankılanıyor kafamda. İçim acıyor, gözlerim dolu dolu oluyor, fazlasıyla öfkeleniyorum buna sebep olanlara. Sonra Berkin’in ailesini düşünüyorum ve diğer vefat edenlerin. Gidenlerin boşluğunu doldurmak zor. Yeniden hayata tutunmak da öyle. Yas süreci bambaşka bir durum. Elbette bu durum alışılmış bir ölümden biraz daha farklı, fakat ben yine de tüm bu olup bitenler nedeniyle bu hafta yas süreci hakkında bilgi vermek istedim. Ölenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dilerim.

 

Yas Nedir?


Yas / keder, bir kayıp karşısında verilen doğal bir tepkidir. Sevdiğiniz bir kişinin ya da bir şeyin sizden alınması sonucu yaşanan bir duygudur. Kayıp ne kadar önemliyse keder de o kadar büyüktür. Keder / yas sevilen birinin ölümüyle ilişkilendirilebilir. Ölüm karşısında yaşanan keder en yoğun olandır. Fakat her türlü kayıp yasa neden olabilir. Boşanma ya da ilişkinin bitmesi, sağlık temelli kayıplar, iş kaybı, emeklilik,düşük yapma, aile evinin satılması,ev hayvanının kaybı, hayallerin yok olması ve sevilen birinin hastalığı diğer kayıplara örnek olabilir.

 

Keder çok kişisel bir duygudur. Kederin nasıl yaşandığı pek çok faktre göre bireyden bireye farklılık gösterir. Kişilik özellikleri, baş etme yolları, yaşam deneyimleri, inanç ve kaybın nasıl gerçekleştiği gibi faktörler gidenlerin ardından nasıl tepki verdiğimizi kişiden kişiye farklılaştıran etmenlerdir.

 

İyileşme zamanla gerçekleşir. Kişinin zorlanması anlamsızdır. Normale dönüş için bir zaman çizelgesi yoktur. Kimileri bir kaç haftada normale dönerken kimileri için bu süreç yıllar sürebilir. Önemli olan sabırlı olmak ve sürecin normal akışı içerisinde ilerlemesine izin vermektir.

 

Yas Hakkındaki Mitler ve Gerçekler


Mit: Eğer görmezden gelirsen, acı daha çabuk yok olur.

Gerçek: Acınızı görmezden gelmek ya da bastırmak, uzun vadede sadece durumu daha kötü hale getirecektir. Gerçekten iyileşmek için acınızla yüzleşmek ve etkin biçimde baş etmek gerekir.

Mit: Kayıp yaşandığında güçlü olmak gerekir.

Gerçek: Üzgün, yalnız ya da korkulu hissetmek kayıp karşısında verilen doğal tepkilerdir. Ağlamak, güçsüz olduğunuz anlamına gelmez. Duygularınızı gizlemenize gerek yok.

Mit: Eğer ağlamıyorsan, üzülmüyorsun demektir.

Gerçek: Ağlamak üzüntü karşısında verilen doğal bir tepkidir, fakat verilebilecek tek tepki ağlamak değildir. Ağlamayan insanlar da diğer insanlar kadar üzülüyor olabilirler, ama üzüntülerini başka türlü gösteriyorlardır.

 

Yasın Aşamaları


1 İnkar: Bu benim başıma gelmiş olamaz.

2 Öfke: Neden? Kimin suçu?

3 Pazarlık: Bu olanları  geri al, ben de .... olacağım.

4 Depresyon: Herhangi bir şey yapmak için çok üzgünüm.

5 Kabullenme: Olanlarla barışığım.

 

Eğer siz yaşadığınız bir kaybın ardından bunlardan herhangi birini yaşıyorsanız, bu aşamalar tepkilerinizin normal olduğunu gösterir ve zamanla iyileşeceğiniz anlamına gelir. Herkes bu aşamaların hepsinden geçmek ya da aşamaları sırasıyla izlemek zorunda değildir. Kimi insanlar bazı aşamalardan hiç geçmeden yas sürecini noktalandırabilirler.

 

Yas, Lunaparktaki Bir Hız Trenidir


Yas süreci iniş ve çıkışlarla dolu bir hız treni gibi düşünülebilir. Duygusal çöküşler ani ve derin olabilir. Zaman geçtikçe zor duygular daha az yoğun ve daha kısa sürebilir. Kederin üstesinden gelmek zaman alır. Yıllar sonra bile, evlenme yıl dönümü ya da doğumgünü gibi bazı olaylar kederi depreştirebilir.

 

Yas Belirtileri


Kayıp her insanı farklı etkilese de, pek çok insan yas sürecinde benzer belirtiler yaşar. İlk zamanlar hissettiğiniz çıldıracakmış gibi olma, kötü bir rüyada olma hissi ya da dini inancınızı sorgulama gibi hislerin normal olduğunu unutmayın.

 

Duygusal Belirtiler


Şok olma, inanamama: Kayıp kabullenmesi zor bir duygudur. Sevdiğiniz biri öldüğünde, gerçeği bilseniz bile, sanki çıkıp geliverecekmiş gibi hissetmek normaldir.

 

Üzüntü: Kayıp sonrası yaşanan en evrensel duygudur. Boşluk, umutsuzluk, özlem ve yalnızlık hissetmeniz çok normal bir durumdur. Çok ağlayabilir ya da duygusal olarak değişken hissedebilirsiniz.

 

Suçluluk: Yaptığınız ya da yapmadığınız, söylediğiniz ya da söylemediğiniz şeyler hakkında pişman olabilir, suçluluk duyabilirsiniz.

 

Öfke: Kayıp kimsenin suçu olmasa bile kendinizi öfkeli hissedebilirsiniz. Sevdiğiniz birini kaybettiğinizde kendinize, doktorlara, tanrıya ya da sizi terk edip gittiği için ölen yakınınıza dahi kızabilirsiniz. Uğradığınız haksızlık için suçlayacak birini arayabilirsiniz.

 

Korku: Önemli bir kayıp endişe ve korku duygularını tetikleyebilir. Kaygılı, çaresiz veya güvensiz hissedebilirsiniz. Hatta panik ataklarınız bile olabilir. Birinin ölümü, kendi ölümünüz hakkındaki korkularınızı tetikleyebilir. Günlük yaşamla mücadeleyi o kişi olmadan yapma düşüncesi sizi korkutabilir.

 

Fiziksel Belirtiler


Yas her ne kadar psikolojik bir problem olarak görülse de, fiziksel yönleri de vardır. Bulantı, bağışıklık sisteminin yavaşlaması, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, kilo alma veya verme ve ağrılar bunlardan bazılarıdır.

 

Yasla Baş Etme İpuçları


1 Destek Alın

Atlatabilmek için diğer insanların desteğini almak en önemli unsurdur. Normalde duygularınızı çok rahat paylaşamıyorsanız bile yas sürecinde bunu yapmaya özen gösterin. Kaybınızı paylaşmak kederin yükünü daha taşınabilir hale getirir. Destek nereden gelirse gelsin, kabul edin. Kederinizi yalnız yaşamayı seçmeyin. Diğerleriyle iletişim kurmak iyileşmenize yardımcı olacaktır.

·         Normalde kendi göbeğini kendi kesen bir insansanız bile, şimdi ailenizden ve arkadaşlarınızdan destek almanın tam zamanıdır. Genelde insanlar yardımcı olmak isterler ama nasıl yapacaklarını bilemezler. Neye ihtiyacınız olduğunu söylemekten çekinmeyin. Bazen üzerinde ağlayacak bir omuz bazen de cenaze işlerine yardım edecek biri sizi çok rahatlatabilir.

·         Manevi destek de çok önemlidir. İnançlı bir insansanız, inancınıza göre dua etmek size iyi gelecektir. Diğer manevi aktiviteler de faydalıdır. Yoga yapmak sizi rahatlatıyorsa yoga yapın. Kısacası size ne iyi geliyorsa onu yapın.

·         Eğer varsa, yas sürecinden geçen veya yakınlarda geçmiş birileriyle duygularınızı paylaşın. Aileniz ve arkadaşlarınız yanınızda olsa bile kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Sizinle benzer duygular yaşayan biriyle konuşmak yalnızlığınıza iyi gelebilir.

·         Bir ruh sağlığı uzmanından destek alın. Eğer duygularınız çok yoğunsa ve hayatınızı olumsuz etkiliyorsa, tecrübeli bir terapist size yardım edebilir.

 

2 Kendinizle İlgilenin

Yas sürecinde kendinizle ilgilenmek her zamankinden daha da önemlidir. Yas süreci zor bir süreçtir. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanıyor olması bu süreci atlatmanıza yardımcı olur.

·         Duygularınızla yüzleşin. Duygularınızı bastırabilirsiniz ama sonsuza kadar onlardan kaçamazsınız. Kaçınma durumu sadece daha kötü hale getirir. Yaşanmamış yas, kaygı, depresyon, madde kullanımı ve fiziksel rahatsızlıklarla sonuçlanabilir.

·         Duygularınızı yaratıcı ve somut yollarla ifade edin. Kaybettiğiniz kişiye mektup yazın. Söyleyemediğiniz şeyleri ona yazarak iletin. Bir fotoğraf albümü yapın ya da onun için anlamlı olan bir organizasyonda aktif rol alın.

·         Fiziksel sağlığınıza özen gösterin. Yeteri kadar uyumaya, doğru ve dengeli beslenmeye, egzersiz yapmaya, alkol ve madde kullanmamaya özen gösterin.

·         Kimsenin size ne hissetmeniz gerektiğini söylemesine izin vermeyin. Kendiniz de kendinize nasıl hissedeceğiniz konusunda baskı yapmayın. Yalnızca duygularınızı yaşayın ve onlardan utanmayın.

·         Geleceği planlayın. Size bu dönemi hatırlatacak durumlarda nasıl davranacağınızı planlayın. Yıldönümü, doğumgünü ya da bayramlarda nasıl bir tutum takınacağınızı aile üyelerinizle konuşabilirsiniz.

 

Oldukça uzun bir yazı oldu. Umarım faydalı bir şeyler bulabilirsiniz içinde. Haftaya bu konuda bir kaç şey daha söyleyeceğim. Bu hafta yazıyı daha da uzatmak istemedim. Kalın sağlıcakla,İyi okumalar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder