Sonuca Varma
Bugün bahsedeceğimiz bilişsel çarpıtma, biraz
içimizdeki falcıyı susturmaya yönelik bir şey. Sonuca varma, gerçekte hiç bir
kanıt olmamasına karşın bir şeylerin yolunda gitmediğini varsaymaktır. İki alt
tipi vardır:
Zihin Okuma
Bu düşünce hatasında, kendi kendinize birinin size
kötü davrandığı sonucuna varır ve öyle olup olmadığını kontrol etmekten
çekinmezsiniz.
Bununla mücadele edebilmek için kendinize “Nereden
biliyorsun?” sorusunu sorun ve gerçek kanıtlar arayın.
İşe yeni başlayan Müjde Hanım, Aysel Hanım’ın
kendisinden hiç hoşlanmadığını düşünmeye başlar. Aysel Hanım’ın yemekhanede hep
kendisinden uzağa oturduğunu düşünür. Haftalık toplantılarda Müjde Hanım
konuşurken, Aysel Hanım’ın onu dinleyip dinlemedeğine odaklanır. Ortada belli
bir şey olmamasına rağmen, sezgileri Müjde Hanım’a Aysel Hanım’dan uzak
durmasını öğütler.
X: Nereden biliyorsunuz Müjde Hanım? Bir kanıtın
var mı?
Müjde: Yok ama hissediyorum.
Fal Bakma
İşlerin kötü gideceğini düşünüp tahminlerinizin
çoktan gerçekleştiğine kendinizi inandırmak anlamına gelmektedir.
Bu durumla başa çıkabilmek için kendinize “Öyle
olacağını nereden biliyorsun?” sorusunu sorun ve yine objektif kanıtlar arayın.
Kimi durumlarda çıkarsadığınız sonuçların önceki yaşantılarınıza dayandığını ve
bu yüzden de kesinlikle doğru olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat “tarih her zaman
tekerrürden ibarettir” sözüne karşılık “aynı ırmakta iki defa yıkanılmaz” sözü
de aklınıza gelmelidir.
Züleyha: Sevgilim en son telefonumu
cevaplamadığında beni aldatmıştı, kesin şimdi de yanında başka biri var.
X: Nereden biliyorsunuz? Kesin bir kanıtınız var mı? Şu an aklınıza
gelmeyen başka kaç tane ihtimal olabilir? Çıkarsadığınız bu sonuç size nasıl
hizmet ediyor?
Vardığınız sonucun size nasıl hizmet ettiğini
düşünmek de önemlidir. Örneğin bir öğretmen olarak Ali’nin hiç bir baltaya sap
olamayacağı sonucuna vardınız. Size göre bunun bazı işaretleri de olabilir.
Fakat bir düşünün. Ali’nin hiç bir ilerleme kaydedemeyeceği inancı size ne
sağlıyor olabilir? Mesela sınıfta Ali
ile ilgilenmediğiniz zaman içiniz daha rahat olacaktır. Nasıl olsa bir işe
yaramayacaktı, diyebilirsiniz kendi kendinize. Oysa bu sonuca varmamış
olsaydınız Ali’ye de her çocuk kadar vakit ayırıp ilgilenirdiniz.
Az
data-bol fikir durumu kısa vadede işlevsel gibi görünse de uzun vadede yanılma
payı yüksek, riskli bir girişimdir. Bu nedenle ufak ipuçlarından yola çıkıp
üzerine sezgilerinizi katıp sonra da bunlar kesin gerçeklermiş gibi hareket
etmekten uzak durmaya çalışmak daha faydalı olacaktır. Bilişsel çarpıtmaların
hemen hemen yarısından bahsettik. Umarım yavaş yavaş hayata geçirdiğiniz ve
faydasını gördüğünüz bazı şeyler
olmuştur. Bir kaç hafta daha bilişsel çarpıtmalardan bahsetmeye devam edeceğiz.
Sonrasında tamamen bambaşka konular ve yöntemlerle karşınızda olacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder